
BENNU YILDIRIMLAR kimdir?
1990 yılında İstanbul Üniveristesi Devlet Konservatuarı'ndan mezun olan Bennu Yıldırımlar, okul sonrasında bir buçuk yıl İngiltere'de Westminster Adult Education' da drama üzerine eğitim aldı. 17 senedir İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroların' da görev alıyor.
Bennu Yıldırımlar, bu yıl ilkokula başlayan kızıyla mutlu bir aile hayatı sürüyor. Daha çok Süper Baba dizisindeki, çılgın, deli dolu Elif ismindeki genç bir kızı canlandırdığı dönemde kendisiyle tanıştığımız Bennu Yıldırımlar, bir yay kadını , sınırlarına girilmesinden hoşlanmıyor ve dinlemeyi çok seviyor. Özellikle yaşanmış gerçek hikayeleri dinlemekten hoşlanıyor.
Tiyatrodan arta kalan vaktini kızı Ada' yla geçiriyor, eviyle ilgili işleri organize ediyor, yemek yapıyor , alışveriş yapıyor. Yaptığı zeytinyağlılara. eşi Bülent Emin Yarar (Devlet Tiyatrosu oyuncularından- O' nu Çayhane' deki Sakini rolünden anımsayacaksınız) bayılıyor
Annesi her ne kadar şimdiden bunları konuşmak için erken dese de Ada' yı ilerleyen yıllarda sahnelerde göreceğimiz kesin gibi. Zira kendisi şimdiden hiç bir çocuk oyununu kaçırmıyormuş. Kulisler de makyaj yapmaya başlamış bile...
Kendisiyle yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz...
Tiyatro oyunu izleme fırsatınız oldu mu bu sezon? Olduysa beğendiğiniz bir oyun var mı...
BENNU YILDIRIMLAR : Ben tüm oyunlara gitmeye çalışıyorum.Gerçekten iyi bir seyirciyim diyebilirim bu anlamda. Şahika Tekand'ın yönettiği "Oidipus Sürgünde" oyununu çok beğendim. Reji gerçekten güzeldi, çok matematikseldi yanlış yapılırsa büyünün bozulacağı bir oyundu.
Tiyatroyla ilgilenenler işin mutfağını bildiklerinden olsa gerek normal bir izleyici gibi sadece oturup haz almak yerine incik cıncık incelerler oyunu... Bennu Yıldırımlar iyi bir oyuncu ama nasıl bir seyirci acaba? Sahnede nelere dikkat eder? Ne tür oyunlar izlemeyi sever?
BENNU YILDIRIMLAR : Bu iş bir bütündür. Ben oyunu her yönüyle yakalamaya çalışıyorum. Dekora da ışığa da bakıyorum ama en çok oyuncuların işlerini yaparken ciddi, içten yani samimi olup olmadıklarıyla ilgileniyorum. Herhangi bir ayırım yapmıyorum ama kostümlerinden dolayı dönem oyunu izlemek ayrıca hoşuma gidiyor. Her şeyiyle iyi bir oyunu izlemek gerçekten çok güzel ve keyifli.

Eşiniz de çok iyi bir oyuncu. Bir oyuncuyla birlikte olmak nasıl bir durum. Mesleğinizde birbirinizi besliyor musunuz? İzlediğiniz bir dizide "Şu kötü oynamış, bu kötü oynamış diye ortak yorumlarınız oluyor mu...
BENNU YILDIRIMLAR : Eşimle birçok konuda düşüncelerimiz çok benzer. Genelde aynı yorumları yapabiliyoruz. Ama oyunlarımıza hazırlanırken farklı odalarda, kendi başımıza çalışıyoruz. Neyi, neden nasıl yaptığımız konusunda birbirimize olumlu etkilerimiz oluyor. Karşılıklı destek veriyoruz birbirimize. Onun dışında gerçekten dizi izlemeye pek vaktim olmuyor. Tiyatro provalarım var, dediğim gibi oyunlara gidiyorum... Eeee ilgilenmem gereken bir evim eşim ve kızım Ada var. O yüzden takip edemiyorum. Gerçekten iyi bir dizi varsa ve tanıdığım kişiler oynuyorsa konuyu anlamak adına belki 15 dakika falan izleyebiliyorum ama oturup 45 dakika izleyemiyorum.
Türkiye sizi Süper Baba da ki Elif rolüyle tanıdı, sevdi. Elif karakteri başına buyruk, çılgın, hayata tek başına kafa tutan biriydi. Bu karaktere oynarken siz neler eklediniz? Bir rolü yaratma sürecinde nasıl bir yol izlersiniz?
BENNU YILDIRIMLAR : Evet, Süper Baba 1997 yılındaydı. 20 bölüm oynadım. Süper bir kadro vardı. İyi bir yönetmenle çalıştım. Benimle birlikte 4 aday daha vardı, ben seçildim. Eminim onlar da oynasaydı farklı Elif'ler çıkarırlardı. Karakterle ilgili yazılan şeyler vardı, oradaki kadını okuyorsunuz nereden gelmiş nereye gidiyor niye orada bulunuyor vs.. Bunları iyi anladıktan sonra bir şeyler beliriyor kafanızda.
17 yıldır Şehir tiyatrolarındasınız. Burada olmak nasıl bir duygu? Bu oyun temposundan memnun musunuz..
BENNU YILDIRIMLAR : Konservatuardan mezun olduğumda belediye konservatuarında başladım. Aslında bir gelenek vardı, ben de bozmadım diyebilirim. Çünkü Belediye Konservatuarından çıkanlar şehir tiyatrosuna girerlerdi. Ben de 1988 den beri bu kurumdayım. Kurum tiyatrosunda bulunmak tabi ki daha farklı. Burada olmaktan memnunum. Bana verilen neyse onu uyguluyorum ama burada özel tiyatro yapamazsınız ya da dizilerde oynayamazsınız diye bir şey yok. Buradaki işinizi aksatmamak kaydıyla istediğinizi yapabilirsiniz.
Özel bir tiyatro kurmayı planlıyor musunuz? Bu son dönemde tercih edilen bir durum oyuncular arasında... Ya da rejisörlük, oyun yazarlığı gibi tiyatronun diğer alanlarıyla ilgili çalışmalar yapmayı düşünüyor musunuz?
BENNU YILDIRIMLAR : Özel tiyatroyu nasıl ve neyle kuralım. Çok zor bir iş o. Yönetmenlik ya da yazarlık gibi başka bir dalla uğraşmak gibi planlarım yok. Oyuncuyum ve böyle mutluyum.
Şu anda kimlerin oyunculuklarını beğeniyorsunuz ? Aynı sahneyi paylaşmak istediğiniz birileri var mı?
BENNU YILDIRIMLAR : İsim vermek zor şu anda. Ama takip ettiğim beğendiğim kişiler var tabiki. Eşim Bülent Emin Yarar Devlet Tiyatrosu'nda olduğu için onunla aynı sahneyi paylaşmam söz konusu değil ama ileride fırsat olursa onunla aynı sahneyi paylaşmayı beni çok heyecanlandırır..

"İyi oyuncu, oyuncuyu oynatır" derler... Sahnede böyle bir enerji aldığınız çok iyi paslaştığınız oyuncular oldu mu?
BENNU YILDIRIMLAR : Kadromuz çok sık değiştiği için bunu söyleyebilmek çok güç Ama "Yaprak Dökümü" 2,5 yıldır devam ediyor. Bu nedenle hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Sahnede neler yapabileceğimizi çok iyi biliyoruz. Çok da keyifli bir kulisimiz var.
Genelde hüzünlü rollerde yer alıyorsunuz. Ve bu size yakışıyor.. Gerçek hayatta da Bennu Yıldırımlar hüznü daha mı çok seviyor ? (Gerçi Ekşi Sözlükte eğlenceli, gözlerinin içi gülen neşeli,sevimli komik biri olarak tanımlamışlar sizi.) Garip ama seyirciler bunu, sahne dışı halinizi gerçekten merak ederler...
BENNU YILDIRIMLAR : Gerçek hayatta insanların nasıl birçok ruh hali varsa bende de öyle. Sürekli neşeli olmanız ya da sürekli hüzünlü olmanız mümkün değil. Evet, bazıları benim için çok neşelidir der, bazıları da çok asık yüzlü...Provadan çıkmışımdır, yoğunumdur... Evet suratım asıktır ama bazen de her şey rayında gider o zamanda neşeliyimdir. Sahne dışında asla rol yapmıyorum. Eşofmanlarımla dolaşırım ve makyaj bile yapmam.
Mutlaka farklı bir rolde olmayı istersiniz... Yoksa böyle bir özleminiz yok mu?
BENNU YILDIRIMLAR : Farklı bir rol olarak değil ama Çehov 'un bir bütün oyununu oynamayı çok isterim. Böyle bir özlemim var. Okulu bitirdiğim yıl "Üç Kızkardeş"i oynamıştım. Sonra kolaj çalışması olan 'Herkes Aynı Bahçede'yi oynadım. Ama kolaj değil, tam anlamıyla Çehov oynamak isterim.
Ödenekli tiyatrolar dışında tiyatro yapmaya çalışan, amatör-profesyonel pek çok grup var. Bu toplulukları nasıl değerlendiriyorsunuz... Özellikle amatör tiyatro topluluklarının, varlıklarını daha güçlü kılmak için neler yapmaları gerekli sizce?
BENNU YILDIRIMLAR : Amatör tiyatroları kimse engelleyemez. Zor da olsa varlıklarını sürdürebilmeleri çok önemlidir. Tepedekilerin bir şeyler yapması gerekiyor. Yer sorunu, para sorunu... Gerçekten çok zor bir iş.
Genç oyuncu arkadaşlara da ayrıca tecrübeleriniz ışığında bir şeyler aktarmak ister misiniz?
BENNU YILDIRIMLAR : Kendilerini iyi tanısınlar.Bu dipsiz bir kuyu. Ne kadar ilerlersen o kadar devam edersin.Amatör bir ruhla profesyonel işler yapabilirler.Bol bol okusunlar.Mümkün olduğunca çok tiyatroya gitsinler. Çünkü başkalarının neler yapabildiğini görmek oyunculuklarını geliştirecektir.
Tiyatro kökenli olmayan oyuncuları nasıl buluyorsunuz ? Medyatik olmak gişedeki başarıyı artırıyor mu?
BENNU YILDIRIMLAR : Yani bazıları gerçekten kendini geliştiriyor. Onlara saygım var. Bazıları eğitim almaya çalışıyorlar. Evet, gişedeki başarılarını da artırıyor olabilirler ama ama yeterli olabileceğini düşünmüyorum. Oyunculuk konusunda dünya standartlarını yakalayabilmemiz için oralarda neler yapılıyor onları da incelememiz gerekiyor. Biz daha çok hislerimizle yaklaşıyoruz. Neticede bir şeyleri geç de olsa buluyoruz. Bazıları da bir süre sonra bu kulvardan çekiliyorlar
Peki size bir proje gelse kadroda mankenlerden bir isim olsa kabul eder misiniz ?
BENNU YILDIRIMLAR : Ben öyle bir projede yer almam. Bu prensip meselesi. Oyunculuk herkesin yapabileceği bir meslek olarak görülüyor ülkemizde ama bir şeklide aynı karede o insanlarla görülmeme şansım varsa bunu kullanırım.Bu da benim hakkım.
Ödüllü oyuncularımızdansınız. Ödüller hakkındaki tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
BENNU YILDIRIMLAR : Dört tane ödülüm var. 1994'te "Ağrı'ya Dönüş" adlı filmle, Antalya Film Festivali'nde Umut Veren Kadın Oyuncu Ödülü, 1996 da ''Bir Atın Öyküsü " oyunuyla Bedia Muvahhit Ödülü, 1998 yılında sahnelenen "Huzur" adlı oyunla da İsmet Küntay ödülünü, 2000 yılında "Kaç Para Kaç" adlı film ile 2000 yılı Sadri Alışık ödülüm var. Daha çokları olur inşallah. Tartışmaları gereksiz buluyorum. Son sözü juri söyler ve sonra bunun hakkında konuşmak yersiz.
Şu anda 'Yaprak Dökümü' devam ediyor. Siz de bu oyunda görevlisiniz. Son dönemde edebiyat eserlerinden tiyatro metinleri oluşturma ve oynama yöntemine sıkça başvuruluyor. Sanatçı olarak, bu eserlerin çağdaş biçimde uyarlandığına ya da günümüz seyircisine kattığı şeyler açısından olumlu olduğuna inanıyor musunuz...
BENNU YILDIRIMLAR : Maalesef toplumumuzda okuma alışkanlığı olmadığı için konusunu bildikleri oyunlara gelmeleri daha kolay olabiliyor. Seyirci daha rahat geliyor oyuna. Yeni metinler için her şeyden önce tiyatro eseri yazabilecek yazarlarımızı biraz özendirmemiz gerekiyor. Bizi daha iyi anlatan oyunlar yazılabilir.
Günümüz seyircisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Oyunlarınızı takip eden kitle size olumlu ya da olumsuz bir geri bildirimde bulunuyor mu?
BENNU YILDIRIMLAR : Oyunlarımı takip eden insanlar var. Genelde olumlu eleştiriler alıyorum. Onlar benim için çok önemli. Günümüz seyircisine gelince, 10-12 milyon nüfusu olan bir şehirde yaşıyoruz. Bundan 10 yıl öncede 300-400 bin kişi izliyordu şimdi de aynı.... Aslında maddi olanaksızlar da var. İnsanların öncelikle fiziki ihtiyaçlarını karşılamaları gerekiyor ki daha sonra oyun izlemeye gelebilsinler. Toplumu özendirmek gerekiyor.
Türkiye'de tiyatro için neler yapılabilir ?
BENNU YILDIRIMLAR : Her şeyden önce kültür politikasının devletin başına gelen gidenlerle değişen bir olgu olmaması gerekiyor. Eğer bu değişiyorsa bir şeyler yanlış demektir. Kurum tiyatroları bir ülkenin kültürüne çok şey katar. Belki okullarda drama eğitimi verilebilirse 20-25 yıl sonrasına hazırlık yapılabilir. İnsanların kendilerini ifade edebilmeleri ve toplum önünde düzgün konuşabilmeleri içinde gereklidir bu. Böylece birbirini anlayabilen ,dinleyebilen bir toplum oluruz. Sonra dev alışveriş merkezleri açıyorlar içlerinde sinema salonları var ama yalıtılmış tiyatro salonları yok. Tiyatroya gitme alışkanlığının hobinin ötesine geçmesi gerekiyor.
Tecrübelerinizi öğrencilerle paylaştığınız bir platform var mı? Sizin hocalığınıza ihtiyacı olan oyuncu adayları vardır mutlaka, duyuralım?
BENNU YILDIRIMLAR : Eğitim vermek çok daha farklı bir olay. Şu anda böyle bir projem yok. Mesela eşim Mimar Sinan Üniversitesi'nde eğitim veriyor. Öğrencilerin de çok çok istekli olmaları gerekiyor.Bu karşılıklı bir durum.
Yeni dönem projeleriniz nelerdir?
BENNU YILDIRIMLAR : Yaprak Dökümü devam ediyor. Bu arada Ocak sonu ya da Şubat'ta "Saygılı Yosma" adlı oyun için provalarımız devam ediyor. Dizi olarak yayınlanan yedi bölümünü çektiğimiz bir dizi projem var. Maki'nin ikinci bölümü yayınlandı ama sonra yayından kaldırıldı. Ocak ortası gibi belli olacak devam edip etmeyeceği.
Provalardan dolayı çok yorgun olmasına rağmen bizi kırmadığı ve güler yüzlü, mütevazı yaklaşımı için Bennu Yıldırımlar'a bir kez daha teşekkür ediyor, başarılı meslek yaşamının yeni başarılarla sürmesini diliyoruz...